Rüzgârın bile yorgun düştüğü, gölgelerin uzayıp toprağa sırlarını fısıldadığı bir vadide yürüyordu Endriy. Ayaklarının altındaki toprak, sanki eski bir kitabın sararmış sayfaları gibi kırılgan ve hikayelerle doluydu. Her adımında geçmişin fısıltıları yükseliyor, sessizlik bile bir şey anlatıyordu. Ufuk çizgisi, eriyen bir mum gibi titriyor; gökyüzü, günün ağırlığını taşıyan yorgun bir ressamın tuvali gibi solgunlaşıyordu. Endriy uzun zamandır yolculuktaydı. Nereye gittiğini t